Andante Dergisi Yazılarım

Nasıl başladı?

Eylül 2015’te Andante Klasik Müzik Dergisi’nin genel yayın yönetmeni Serhan Bali, şu anda okumakta olduğunuz bloğumdaki yazıları takip ettiğini ve beğendiğini söyleyerek beni blog yazılarım ve müzik hakkında yazmak istediklerimi yazmam için Andante’de yazarlığa davet etti.

Ben de tam o sıralar Amerika Birleşik Devletleri Princeton Üniversitesi’nde düzenlenen Golandsky Enstitüsü Piyano Sempozyumu’ndan yeni dönmüştüm ve Andante’deki ilk yazımın konusu düşüncelerimde açıkça belliydi.


Taubman yaklaşımı ile “gerçekler dünyasına” yolculuk

Eylül 2015

Andante’nin Eylül 2015 sayısında çıkan ilk yazımda o sene katılmış olduğum, Edna Golandsky’nin Amerika’da Princeton Üniversitesi’nde düzenlediği insan anatomisine dayalı olarak enstrümanı çalmayı optimize etmeyi amaçlayan Taubman yaklaşımı sempozyumunu anlatmıştım.

Yazı başlığını sempozyumun önemli derslerinden “Perception and Reality” (Algılar ve Gerçekler) dersinden alıyor. Bu derste bir enstrümanı çalarken hissettiklerimiz ve gerçekte olanların arasındaki mesafeyi kısaltarak müzisyenin farkındalığını arttırmak ve daha kararlı bir performansa yol açmak hedefleniyor.


İdil Biret ile Söyleşi

Aralık 2015

Her sene katılıp hiç kaçırmadığım Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi’nde (AIMA) düzenlenen İdil Biret ustalık sınıfında İdil hocamla yaptığım keyifli bir söyleşi var bu yazıda.

Yazıda ilk önce biraz AIMA’nın tarihinden ve nasıl klasik müzik için bir yaz okulu haline geldiğinden bahsettikten sonra İdil hocaya sorduğum meraklı sorularım geliveriyor. 15 yaşındaki bir piyanist adayı olarak aklımdan geçen her şeyi sordum; bir haftasının nasıl geçtiği olsun, en sevdiği piyanistler olsun, genç müzisyenlere öğütleri olsun, bu soruların hepsinin yanıtları bu röportajda.

Haberi okumak için: https://www.andante.com.tr/tr/6478/idil-Biret-Emre-Nurbeyler-e-Konustu


Alexander Tekniği üzerine

Ocak 2016

Bu yazıda 2014 yılında katıldığım Salzburg MOZARTEUM Yaz Okulu ve ustalık sınıfları çerçevesinde Prof. Myrto Aretaiou’dan aldığım Alexander Tekniği derslerini konu alıyorum.

Bunun yanında 19. ve 20. yüzyılın arasında yaşamış Frederick Matthias Alexander’ın aktörlük kariyerini bitiren sakatlığı ile Alexander tekniğini keşfedişine uzanan olaylar zinciri de bu yazının içinde.


Mozart’a botanikçi yardımı

Şubat 2016

Mozart’ın eserlerini numaralandırırken başına getirdiğimiz o ‘K.’ harfinin ‘Köchel’ numarasının kısaltması olduğunu çoğumuz zaten biliyoruz. Peki bu ‘K’ harfinin arkasındaki hikayeyi bilir miyiz?

Hayatının son yıllarını Mozart’ın düzensiz numaralandırılmış (bazense hiç numaralandırılmamış) eserlerini kronolojik sıraya dizmek ile geçiren Ludwig Ritter von Köchel, aslında bir botanik bilimcisiydi.


Salzburg’da bir ustalık sınıfı turu

Nisan 2016

Avusturya’nın Salzburg şehrinde bulunan MOZARTEUM Üniversitesi Yaz Akademisi ustalık sınıfları çerçevesinde Prof. Rolf Plagge ile on beş günlük bir çalışma yapmıştım. Bu yazıda benim için meslekî açıdan çok değerli olan bu çalışmadan, biraz da müthiş bir şehir olan Salzburg’dan bahsediyorum.


İzmir’in iki konservatuvarından “Yeni Tınılar”

Mayıs 2016

İzmir’deki iki konservatuvar olan Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Ege Üniversitesi Türk Musikîsi Konservatuvarı, çok uzun yıllardır birçok yerde sahne almış olmalarına karşın bu konserde tarihte ilk defa aynı sahneyi paylaştılar.

Hem bestecilerin hem de icracıların bu iki konservatuvardan geldiği “Yeni Tınılar” isimli konsere olan ilgi beklendiğinden o kadar daha fazla büyüktü ki, kapıda kalan insanları mağdur etmemek için spontane bir kararla konserin tamamı aynı akşam ikinci bir seans ile tekrarlandı. Birinci elden detaylar bu yazıda…


St. Maria Kilisesi’ndeki org

Haziran 2016

Bu yazıda İzmir’in Pasaport semtindeki St. Maria Kilisesi’nin görkemli İtalyan orgunun restorasyonu ve yenilendikten sonraki ilk konserini veren usta Alman organist Prof. Johann Geffert’ten bahsediyorum. Aynı gece Arkas Trio’nun da bu kilisede verdiği konserin de detayları bu yazının içinde.

Haberi okumak için: https://www.andante.com.tr/tr/6783/St.-Maria-Kilisesi-ndeki-Org


Bahar Ayini ve Sahnede İsyan

Temmuz 2016

Takdire değer Türk piyano duolarından Ufuk & Bahar Dördüncü ikilisinin 30. Uluslararası İzmir Festivali kapsamında verdikleri “Sahnede İsyan” temalı konser gözler için bir şölen niteliğindeydi. İzmir’in en büyük konser salonu olan Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin tümünü kaplayan projeksiyonun görüntüleri ikilinin seslendirdiği Stravinsky: Bahar Ayini ile senkronize gidiyordu.

Konserin detaylarıyla beraber 2012’de İzmir’e uğrayan, eşi benzeri görülmemiş interaktif Bahar Ayini projesi “Re-Rite” ziyaretimden de bahsediyorum bu yazıda.

Haberi okumak için: https://www.andante.com.tr/tr/6850/Bahar-Ayini-Ve-Sahnede-isyan


Fantasia 1940: Disney’in klasik müzikle olan güçlü bağı

Temmuz 2016

Walt Disney’in çocuklara klasik müziği sevdirmeyi amaçlayan çizgi filmler yapma vizyonunu yerine getiren müthiş sinema filmi Fantasia (1940) çocukluğumda beni en çok etkileyen filmlerden biri olmuştu.

Bu yazıda Paul Dukas’ın Büyücünün Çırağı adlı orkestra eseri üzerine Mickey Fare’nin bir animasyonunun çizilmesinin nasıl Disney ile klasik müzik arasında 21. yüzyıla kadar uzanan bir bağ oluşturduğunu anlatıyorum.

Haberi okumak için: https://www.andante.com.tr/tr/6862/Disney-in-Klasik-Muzikle-Olan-Guclu-Bagi


Fantasia 2000: Klasik müziği sevdirmek için birebir

Ocak 2017

İki bölüm olarak anlattığım Fantasia yazımın ikinci yarısında 1940’ta her on senede bir yapılması planlanan Fantasia projesinin İkinci Dünya Savaşıyla planlarının suya düşmesi ardından 2000 yılında projenin yeniden ele alınmasından ve tamamlanış hikayesinden bahsediyorum.


Fas’ta katıldığım piyano yarışması: Emre Nurbeyler deneyimlerini paylaşıyor

Ocak 2020

Fas’ta bir yarışmaya katılacağımdan kime bahsetsem aldığım ilk tepki şaşmaz bir şekilde, her seferinde “Fas mı?!” oldu. İlk seferde ben de bu tepkiyi vermiştim aslında.

Bu yazıda bir piyano yarışmasından beklentilerinizin yarışmanın mekanı Fas olduğunda nasıl değişebileceğini anlatıyorum ve Avrupa’daki diğer yarışma deneyimlerimle karşılaştırıp değerlendiriyorum. Bol bol da mekandan bahsediyorum tabii, her gün olmuyor ki Afrika kıtasında bir piyano yarışmasına katılasın…

Haberi okumak için: https://www.andante.com.tr/tr/9312/Emre-Nurbeyler-Deneyimlerini-Paylasiyor


Bir piyanoda 4 değil 6 el

Mart 2021

Dört el eser hepimiz çalmışızdır, fakat altı el niye hiç çalmıyoruz? Gayet de çalıyoruz! Sizin haberiniz yok sadece. Okuyun da haberiniz olsun 🙂

Bu yazıda altı el piyanonun tarihi ve ortaya çıkış sebebinden, Czerny Rachmaninoff gibi büyük bestecilerin bilinmeyen altı el eserlerinden ve hocam Prof. Tomislav Baynov’un bu türe olan katkılarından bahsedip en sonunda kendi deneyimlerimle altı el için bestelemenin 7 püf noktasını sayıyorum. Mutlaka bir göz gezdirin derim!


Alışılmışa vurulan tokmak: Beethoven’ın Piyano Sonatları

Temmuz 2021

Lise yıllarımdan beri yavaş yavaş kaynak topladığım ve hazırladığım bu detaylı teknik ve formal analiz yazısında Beethoven’ın birkaç önemli sonatını inceleyerek bel çantasında tuttuğu ve kullanmayı asla ihmal etmediği bestecilik tekniklerini saptıyorum.

İki bölümden oluşan yazının birinci bölümü Temmuz 2021 sayısında çıkıp Beethoven’ın sonat formunu Mozart ve Haydn’dan devralışını ve kendi besteci kişiliğine getirmesindeki süreç anlatıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s